Anasayfa Röportaj Evin Çetin kimdir ?
Evin Çetin kimdir ?
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 18
ZayıfEn iyi 
Röportaj
Muhammed AKBAL tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 07 Ağustos 2010 19:49

Daha 26 yaşına yeni girmiş Evîn Çetin. Ama iki senedir İsveç siyasetinde konuşulan, ve herkesi  olgun siyasî tavırlarıyla büyüleyen, bir Kürt kızı. Çetin in, İsveç siyaseti ve Kûrtlerin geleceğinde önemli ve hayati bir rol oynayacağı kesin. Halk bu gözle bakıyor ve kendisini coşkuyla destekliyor. Özellikle sürgündeki kürtlerin içinde umut vaad eden Evin Çetinle sıcak bir sohbet geliştirdik. Bu sohbetimizi siz güzel insanlarla da paylaşmak istiyoruz.


 

Evin Cetin Kimdir , kısaca kendinizi tanıtabilirmisiniz okurlarımıza ?

Ben aslen Mardin Nusaybin’liyim. 1984 yılında doğdum. İki buçuk yaşındayken, ailemle birlikte, çeşitli sebeplerden dolayı İsveçe göç etmek zorunda kaldık. Upsala üniversitesinde hukuk okudum. Üniversiteyi okuduğum yıllarda, aynı zamanda Yabancılar Dairesinde danışmanlık yaptım. Avrupa Birliği Gözlemci komusyonlarında görev aldım. Bu dönemlerde Strasburg ve Brükselde iki sene çalıştım. Brükseldeki çalışmam sürecinde, Avrupa Birliği Türkiye Masasında yer aldım. Gözlemci komusyonlarda, gözlemci olarak Litvanya, estonya, Ukrayna, Rusya ve Gurcistana gittim. 2007 Türkiye genel seçimleri sürecinde, Sosyal Demokratların oluşturduğu Gözlemci Komusyonunda, Hakkari ve Şırnakta görev aldım. Yine 2009 da, Türkiyenin yerel seçimlerinde, Gözlemci heyetinde Midyat ve Diyarbakırda görev aldım. 2007 de, Holanda da, Maastcicht üniversitesinde, Avrupa birliği hukuku üzerine masterimi yaptım. 2008 den beri Sosyal Demokrat Partinin Södertälje belediye başkanı sayın Anders Lago nun siyasi danışmanlığını ve aynı zamanda belediye başkan yardımcılığını yapmaktayım. Ben üniversite yıllarında, Sosyal Demokrat gençlerin örgütü içinde yer aldım. 2008 yıllında, sayın anders Lago ile birlikte, Irak göçmenlerinin durumunu Sayın Barack Obama ile konuşmak için Amarika ya gittim. 2009 Yıllında, Sosyal Demokrat Partinin adayı olarak Avrupa Parlementosu seçimlerine katıldım. Bu seçimlerde 22 bine yakın oy aldım. Şimdi bu seçimlerde yine Sosyal Demokratların parlemento adayıyım.

 

Kürtsünüz?

Evet Kurd üm, babam Kürt annem Süryani. Mezopotamyanın renklerini taşıyorum. (Gülümsüyor)

 

İsveç’teki Orta Anadolu Kürtleri arasında iyi tanınıyorsun. Genç olmana rağmen, sayılıyor ve seviliyorsun bunun sırrı ne?

Muhammed Bey: hepimiz bir mayadan mayalanmışız. Mardinli, Konyalı farketmiyor. Hepimiz bir kaderi yaşıyoruz. Aynı kültürden, aynı gelenek ve yaşam biçiminden geliyoruz. Kanımız bir, ruhumuz ve yüreğimiz birdir. Kardeşiz biz. Konyalılar zamanında Kürdistanın ceşitli bölgelerinden göç etmek zorunda kalmışlar diye, yabancı duracak değiliz. Onlar her şeye rağmen, dillerini, kültürlerini, dedelerinin inançlarını hep yaşattılar. Kürdistandaki halkımızdan daha fazla direnmek zorunda kaldılar kaybolmamak için. Çünkü onlar azınlıktaydı, buna rağmen kendileri gibi kalabildiler. Başkaları olmadılar, asimilasyon politikalarına karşı çok yalnız başlarına da olsalar direndiler. Sade insanlardır Konya halkı. Misafir perver ve sıcaklar. Çok saf, temiz kalmışlar. İçlerindeki güzelliği koruyabildiler ve her zaman bununla gurur duydular. Böyle güzel kalan Orta Anadolu halkımızla niye güzel bir ilişki kurmayalım ki? Niye karşılıklı sevilip sayılmayalım ?

 

Ayrıca Orta Anadolu halkı beni tanıyor. Genç bir bayan olarak yaşamımı samimice bu mücadeleye vermişim. Ben de İsveçte yaşayan bir çok genç gibi, mesleğimde rahat bir yaşam sürdürebilirdim. Toplumumu değil, ulusumuzun amaçlarını değil, kendimi düşünebilirdim. Suya sabuna dokunmadan, çok bencil bir hayat da sürebilirdim. Ama yok, gençliğimi halkın gücüne ve tecrubelerine katarak bir şeyler yapmak istiyorum. Onlar beni gençlerin bir örneği olarak sembolize ediyorlar ve değer biçiyorlar. Onlar beni kendi çoçukları görüyorlar. Bir aile nasıl kızlarını koruyorlarsa, nasıl sahip çıkıyorlarsa öyle koruyup sahip çıkıyorlar. Bu çok önemli. Bu normal bir siyasi ilişki değil, aile ve evlat ilişkisi gibidir. Ben de bayram günleri gibi tüm kürtlerin kapısını çaldım. Hepsini ziyaret etmeye çalıştım. Herkesi tanıyabilmek için çaba sarfettim. Herkesin kapısını çaldım. Ama herkes de kapısını bana açık tuttu. Avrupa Parlementosu seçimlerinde Botkyrka, Huddinge och Hanninge semtlerinde 2000 den fazla oy aldım. Bu oylar benim değil, onlarındır. Bu onların emeği ve iradeleriydi. Ben onlarla varım ve birlikte varolmaya gideceğiz. Şimdiki seçimlerde de bu halkın kendi oylarına ve iradelerine sahip çıkacağını biliyorum. Bu semtler benim için bir kale dir. Bu halkın bu kaleyi düşürmeyecektir ve beni ve iradelerini koruyacaklardır. Bu vesileyle bu semtlerde oturan tüm halkımızı selamlıyor ve tekrar tekrar teşekürlerimi sunuyorum.

 

Evet. Her halde geçen dönem de Avrupa parlamentosuna da adaydınız, yanlış değilsem?

Evet doğru söylüyorsun.

 

Ne kadar oy aldınız?

21 830 rey aldım.

 

Nerden aklına geldi siyaset?

Ben Kürdistan mücadelesinde emeği olan bir ailenin üyesiyim. Ellerinden geldikçe mücadele vermiş ve bu yolda bedel ödemiş bir ailenin kızıyım. Kısacası evimizde her zaman siyaset konuşulur. Çünkü hala savaşın yoğun bir biçimde sürdüğü bir ülkenin çoçuklarıyız. Bu bizim elimizde değil, yaşamın güzelliği, refahı ve barış içinde sürmesi için, bir şeyler yapmak zorundayız. Biz bu bilinçle büyüdük. Bulunduğumuz yerde, neler yapabiliriz, yaşamı nasıl daha rahat ve eşit kılabiliriz diye hep sorguladık. Şimdi burda, isveçteyiz, belki daha rahat yaşam koşullarına sahibiz, ama yine de fakirler ve zenginler var, yine de eşitsizlik var. Yine de demokrasi tam oturmamış. Bunun için mücadele etmek zorunda görüyorum kendimi. Bu yüzden siyaseti zorunlu görüyorum. Evet siyaset zor, ama birileri yapmak zorunda, bizim iyi, dürüst ve güçlü siyasetçilere ihtiyacımız var. Ama inançlı olmak, sevgiyle yapmak şart. Ancak böyleleri iyi bir mücadele verebilir, fedekarlık yapabilir. Bu inançla siyasete girdim. Ve halkla birlikte bir şeyler başaracağıma inanıyorum.

 

Takip ettiğim kadarıyla Türkiye de gidip geliyorsun, seçim sürecinde gözlemci olarak bulunuyorsun, ayrıca son olaylarda da ordaydın. Diyarbakır Sur Belediye Başkanı Abudullah Demirbaş ın evine baskın düzenlenirken ordaydın, gözlemlerini anlatabilirmisin bize?

Evet Kürdistandaki belediye başkanlarını tutuklama sürecinde ordaydım. Sayın Demirbaşın evinde misafirdik o gece. Sabaha doğru eve baskın düzenlediler bir sürü güvenlik görevlileri eve doluştular. Ne olduğunu anlayamadık ilkin. Meğerse o anda bir süre yere bu operasyonu düzenlemişler. Sayın Demirbaş rahatsızdı zaten. Ama maalesef kimse orada rahatsızlıkları dinlemez. Tüm evi alt üst ettiler ve benim de data ma, özel bazı eşyama el koydular.

 

Türkiyenin hukuksuzluğu ve demokrasi karşıtı politikaları yaşamın her alanında hakim. Şu an yüzlerce kürt siyasetçisi zindanlarda. Bazıları bir yıl boyunca yargılanmayı bekledi ve niçin tutuklu olduklarını anlayamadılar. Kürt sorununu bu baskıcı ve insanlık dışı uygulamalarla çözebilecekleri inancındalar. Ama bizler global ve modern bir çağ da yaşıyoruz. Her şey öyle baskıyla çözülemez. Türkiye er veya geç bunu anlamak ve kürt sorununu çağdaş yöntemlerle çözmek zorunda.

 

Ne tür bir siyaset yürütmek istiyorsun.?

Ben bir kürd üm. Ve mücadele sahibi bir aileden geliyorum. Halkımızın yaşadığı tüm acıların şahidiyim. Özellikle İsveçe göç eden halkımızın bir çok sorunu var. Kendimi onların sorunlarına sahip çıkmak ve onların yüreğinin dili olmak zorunda hisediyorum. Onların siyasi, sosyal, ekonomik sorunları var. Bunun bilincindeyim.

 

Hedeflerin ne?

Buradaki tüm yabancıların sesi olmak istiyorum. Ülkelerinden göç etmek isteyen bir sürü halk var. Özelikle buradaki kadınların, çocukların sesi olmak için elimden gelenini yapacağım. Zaten bu çalışmalara yabancı değilim. Daha önceki çalışma alanlarımda bir sürü izlenim ve deneyim sahibiyim. Buradaki kadınların çoğu dil bilmiyor, sağlık ve eğitim sorunları var. Uyum sorunları var. Ama biliyorum ki, bir kişiyle çözülmez. Onların da katkısıyla, onlarında katılımıyla, çözülmeyecek bir sorun yoktur inancındayım.

 

Sadece İsveç'teki çocukların mı?

Yok, sadece burdaki çoçukların sesi olmak yetmez. Biliyorsun Türkiye’de yüzlerce Kürt çocuğu hapiste. Onlara sahip çıkmak için iyi bir çaba vermek ve emek sarfetmek gerek. Ben çeşitli insan hakları örgütleriyle birlikte bu konuda çalıştım. Ve çalışmalarımız sürüyor. Son olarak, türkiye meclisinde yasa değişikliği oldu, bazı çoçuklar bırakıldı, ama bir sürü çoçuk hala KCK davasından yargılanıyor. Ve hala yüzlerce çoçuk içerde yatıyor.

 

Son olarak söyleyeceğiniz bir şey var mı?

Size ve emeği geçen tüm Tavsancali.dk Tavsancali.se Site üyelerine ve misafirlerine teşekür ediyorum, Konya halkına ve tüm Kurdistanlılara sesimizi duyurma fırsatı tanıdığınız için. Bu vesileyle tüm Konyalı kürt halkını selamlıyor ve desteklerini bekliyorum.Size de çok teşekkür ederim Muhammed Bey.

 

Sorularımızı en içten duygularla cevaplandırdığınız için www.tavsancali.dk www.tavsancali.se ziyaretçileri adına sonsuz teşekkürler…

 

***Röportaj Muhammed AKBAL 07.08.2010***


Paylaş
etiketten Facebook Google Live Myspace Twitter
 

Yorum ekle

Lütfen konu ile ilgili yorumlar yapınız.
Yazdığınız yorumları başkalarınında okuyacağını unutmayın.
Küfür ve hakaret içeren yorumlar sitemizde yayınlanmayacaktır
Güvenlik kodunu görmezseniz sayfanızı F5 tuşuna basarak yenileyin.
Güvenlik kodunu girmediğiniz takdirde mesajinızın gönderilmeyeceğini unutmayin.


Güvenlik kodu
Yenile