| Kadın ve mehir |
| Yazarlar | |||
| Muhammed AKBAL tarafından yazıldı. | |||
| Salı, 22 Şubat 2011 15:31 | |||
|
Günümüz kadınlarının sahip olduğu halde, bilmedikleri hakkları hakkında kur'an ve hadisten yola çıkarak, kadının mehir hakkını işliyoruz. Kur'an ilmine göre kadına verilen altın ( takı) kadının mehridir. Kadın haricinde ve isteği dışında hiç kimse bunu kullanamaz. Geçimsizlik nedeniyle ayrılmaya giden eşler, kadın dan altın talep edildiği zaman, kadın isterse verir istemesse erkek bunu zorla alması mümkün değildir. Aldığı zaman hesap gününde kadın bu hakkını talep eder. Ülkemizde kadın hakkları diye söz edilen kadının ticaret hürriyeti kur'anda koruma altına alınmıştır. Bunun adıda mehirdir, kadın bu mehirini istediği şekilde kullanma hakkına sahiptir. Kocasının buna müdahil olması kul hakkıdır. Boşanma konusu her hangi bir suça mebni olsa dahi, bu kadının mehrine dokunulmaz. Günümüzde insanlarımızın bu konuyu enine boyuna incelemediği yaşadığımız hayat standartında acı ama her zaman karşımıza çıkmaktadır. Mehir kadını bir eşya veya emanet bir mal ,(......) aracı olarak görmememize yardımcı olur. Kadın köle değil, bizim cehenneme gitmememize bir takostur. Peygamber efendimiz (sav) cennet anaların ayağı altındadır. Biz bu hadisi hayatımıza nakşetmediğimiz müddetçe kadınlar hep köle olarak görülecek onun hakkı daima gasp edilecektir. Kasabamızda yaşanan boşanmalar ardından takılan mehrin geri alınması gerçekten üzücü ve kötü bir örnektir. Halbuki peygamber efendimiz (sav) kadına verilen mehir onun hakkıdır. Her halukarda mehir geri alınmaz . Peygamber efendimiz (sav) kadınlara nisa suresini, erkeklere ise bakara suresini tavsiye etmektedir. Bunun sebebi kurulan aile ortamının huzurlu, mutlu olmasının bir işaretidir. Bütün kadın kardeşlerime tavsiyemiz; nisa suresini baştan sonuna kadar mealiyle beraber okumalarıdır. Her kadın bir cennet adayıdır. Muhammed AKBAL
|








