| Para ve saadet |
| Yazarlar | |||
| MESUT AKBAL tarafından yazıldı. | |||
| Cuma, 04 Mart 2011 14:59 | |||
|
Para; karşılığında mal ve hizmet almaya vermeye bunların ekonomik değerlerini takas etmeye yarıyan ve iktisadi hayatın işleyişinde büyük bir önem arz eden bir araçdır. Dünyada ilk para sistemini LİDYALILAR icat eti. Daha sonra kağıt parayı MS 800 yılların başında çinliler ortaya atılar. Dünyanın ilk büyük darp hanesi Fatih Sultan Mehmet İstanbul ŞİMŞEK HANEDE kurdu. Yaşam kriterlerinin ham maddesi olarak, dünyada her kesime nufus eden para, güçlü araç uğruna artılarına ziyade eksilerde olmuştur… Bu nimete sahip olma uğruna insalar, büyük bedel ödediler. Kimi aile düzeni, sağlık, göç, mülteci ve parçalanmış aile dramı ile para uğruna sele kapıldılar. Yaşam standartını otoriter yapıda hazırlayan bireyler, az para ile saadetlerini gerçekleştirdiler. Geçmişte yaygınlaşmayan para, sirkilasyonun yerine takas mal karşılığında bakliyat, hububat, yün, hayvan derisi ve yumurta ya benzer ürünlerle takas ticareti yapıyorlardı.
Malesef nimet sarhoşluğunda yüzen bireyler, katılaşan kalpleriyle parasını silah ve güç olarak kulanan zavalılar, değişken dünyada bir an geldi yok oldular. Günümüzde tabir olarak sık sık kulanılan bir deyimle, para ile saadet olmaz tarzı, kişilerin bakış açısına göre yönlendirilerek kişilik, kalite eğitim ve aile terbiyesiyle entegrasyonu sağlanırsa o zaman para ile saadet olur. Yüce mevlam insan oğlunu yoksuluk ve fakirlikle imtihan etmezsin…
Hayırlı para; sahibine, toplumuna ve ülkesine katkı sağlayan paradır. Hayırsız para ise; sahibine pinti, cimrilik ruhu, yatırıma dönüşmeyen, bir yerlerde saklanılarak mahküm edilen ve başka bir tabirle hayıra ve şere yaramıyan paradır.
Günümüz dünyasında fakir ülkelerde yoksuluğun vermiş olduğu pan zehir, insanlar üzerinde eğitim, sağlık, cehalet, ve suç işleme eğilimi ile gündem oluşturmaktadır. Yüce kitabımızda cenabı Allah, islamın şartı zekatı, zenginler için farz eti. Zekatlarını fakir kimselere verilerek bölüşüm, paylaşım ve yardımlaşma ile insanlar bir birleriyle kaynaşarak, merhamet duygularını pekiştirdi.
Geçmişte yaşamış bir olayı sizlerle paylaşayım; Rahmetli Sakıp Sabancı bilindiği gibi akraba evliliği sonucu, engeli çocukları olmuştu. Keşke bu kadar zengin olmasaydımda! çocuklarım sandalyeye mahküm olmasaydı. Benim işyerleri sayısızca otomobil gallerileri ve otomobil fabrikalarım var ama çocuklarım o arabalardan sadece birine bile binmekten ve arabayı sürmekten mahrum olunca malım çok olmuş, benim için neye yarar diyerek duygularını, malına sitem etmiş.
|







