| MAKBULE BARAN'IN ANISINA |
| Yazarlar | |||
| Muhammed AKBAL tarafından yazıldı. | |||
| Pazar, 17 Nisan 2011 19:22 | |||
|
Her ölen insanın farklı yapısı vardır. Çevresinde bile ona göre seveni, sayanı vardır. Öyle insanlar vardır ki, halka ve halklara mal edilmiş, yıllarca yaptıklarıyla anılır. Öyle insanlar vardır ki, insanlara zulüm, işkence etmiş ve onursuzluğuyla anılır.
Yaşam öyle gariptir ki, aynı gün içinde ölenin yası tutulur. Doğan çocuğun ailesi sevinçten kendi kabına sığamaz. Düğüne çelenkler gönderilirken, müzik eşliğinde danslar edilir ve damat ile gelinin mutluluğu etrafa yansır. Bir günün içinde acılar, kederler, sevinçler vardır. Yaşam çığlıklarımızla ömrümüzden akıp gidiyor. Kimilerimiz doğmuş, kimilerimizin yaşı ilerlemiş. Yaşam her yeni günüyle insanlara oyun sahnelerini açıyor. Bizler bu sahnenin, zamanın birer oyuncularıyız.
Tavşançalı’da benim bildiğim kadınıyla, erkeğiyle, çocuğuyla birçok kişi eceliyle vefat etmiştir. Her ölen kişinin anısı düşüncemde tazeliğini korumaktadır. Makbule Baran’ın ölümü beni farklı açılardan etkilemiştir. O bir emekçi Kürt kadını ve bir anneydi. Özü ve sözü birdi. “Yoksulluğun gözü kör olsun” derler. Tavşançalıları gurbete gönderen yoksulluktu. Aynı zamanda bir umut kapısıydı ve diğer koşullardır.
Makbule Baran’ı bir gün Acıkuyu’ya Tavşançalı’dan ben götürüyordum. Arabayı da aynı zamanda ben kullanıyordum. Makbule Baranın ölen kız kardeşi Emine Özdemir için yas tutuyor, hep onun adını anıyor, devamlı konuşuyordu. Annelerinden yoksun kalan yeğenleri içinde ayrıca üzülüyor ve kahrından ağıtlar yakıyordu. Benim tesellilerim boşunaydı ama onunla ister istemez bende kahroluyordum. Gerçekten kız kardeşi Emine Özdemir’i gönülden seviyordu. Onun genç yaşta ani ölümünü kabullenemiyordu.
Aradan bir yıl bile geçmedi. Makbule Baran'ın ölüm haberini duyunca ben şahsım adına inanamadım. Ardı ardına kardeş, abla kalp krizinden yaşamlarını noktalamışlardı. Bu yaşanılan olay bende ister istemez etki yaptı.
Tavşançalı’lı gurbetteki hemşerilerimiz ve halkımız gelmeye başladı. Civar köylerden, ilçelerden gelenler oldu. Bu ülkenin aydınlık yüzleri olan İsmail Beşikçi, Ömer Faruk Hatipoğlu, Hüseyin Habip Taşkın’ın cenazeye gelmeleri beni ve Tavşançalı halkını onurlandırdılar. BDP Konya yöneticileri ve belediye başkanı, Tavşançalı Belediye Başkanı ve sayamadığım nice insanlar Makbule Baran’ı son yolculuğuna uğurlamak için gelmişlerdi.
Günler anlaşılmaz bir hızla geçiyor. Makbule Baranı son yolculuğuna uğurladığımızda Abdullah Baran ve ailesini sevdiklerini kaybettikleri için sarsıldıklarını gördüm. Anlatılması çok zor fakat ölüm bir gerçek hepimiz kabullenmek zorundayız. Tavşançalı’dan bir Kürt kadını Makbule Baran geçti. Yaşam devam ederken onu açık sözlülüğüyle, emekçi yanıyla, insan olma yanıyla hep hatırlayacağım. Onu sevenlerde bu yönüyle hatırlayacaklar. Allah rahmet eylesin.
Muhammed AKBAL Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
|


İnsanların yaşamı acılarla, sevinçlerle iç içe geçmiştir. Yoğun mücadele içerisinde olan insanlar yoksulluğu, varlığı yaşamaktadırlar. Her insan doğduğunu kabul ederek bir gün öleceğini de düşünür. Bu doğanın yaşam kuralıdır.





Yorumlar