| RAHMET PEYGAMBERİ |
| Yazarlar | |||
| Mustafa Cemil Güzel tarafından yazıldı. | |||
| Pazartesi, 18 Nisan 2011 16:24 | |||
|
“Andolsun, size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.” (Tevbe 128) Cenab-ı Hak Hz. Muhammed’i (s.a.v) Kur’an-ı Kerimde işte bu sıfatlarla tavsif ediyor. 20 Nisanda hicri 1440. kutlu doğum yılını kutlayacağımız peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) alemlere rahmet olarak gönderilmiş, merhamet ve şefkat timsali bir insandı. Vefatından beri sevgisi gönüllerde öyle bir tesir oluşturdu ki bütün milletlerden müslümanlar sevgilerini, Ona olan aşkını ifade etmek için şiirler, kasideler, ilahiler, kitaplar yazdılar. Asırlar geçtikçe içimizdeki resul sevdası hiç bitmedi, bitmeyecek de. Asırlardır milyarlarca insan Onun izinden gitti.
Onun sevdası için, ilayı kelimetullah davası için ömürlerinden, canlarından, mallarından geçtiler. Bu davada ümmetin yıldızları olan sahabeler, tabiin, alimler, mürşidler hep ön safta bulundu. Onun izinden, Onun rahlei tedrisatından Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Hatice, Hz. Fatıma, Hz. Hüseyin, Hz. Hasan, Musab b. Umeyr, Muaz b. Cebel, Enes b. Malik, Ebu Hureyre, Ebu Hanife, İmam Şafii, Abdulkadir Geylani, Şahı Nakşibend, Beyazidi Bestami, Mevlana, Yunus Emre, Cüneydi Bağdadi,İmam Rabbani, Ahmedi Hani, Said Nursi, Mehmet Zahid Kotku (Allah hepsinden razı olsun.) gibi daha sayamadığım binlerce ehli ilim geçti.
Peygamberimiz ve getirdiği mesaj o kadar ulvi ki kutlu doğum etkinliklerinde mevlid okutmak, ilahiler okumakla sadece Onu anmış oluruz. Anmak yetmez önemli olan Onun getirdiği mesajı doğru anlamak. Anlamak için Onun hayatını okumak gerek. Okumak yetmez, Onun hayatını model almak gerek. Onun sünnetini hayatımıza uygulamakla Ona layık ümmet olabilir, ahiret gününde şefaatine nail olabiliriz. Peygamberimiz (s.a.v) insanlık tarihine çok önemli izler bırakmış, adeta insanlığın güneşi olmuştur. Etrafındaki insanlara bir feyiz ve nur kaynağı olmuştur. Peygamberimiz (s.a.v) öyle bir devirde öyle bir kavme gelmişti ki o kavim kendi elleriyle kızlarını diri diri toprağa gömüyor, kendi elleriyle yaptıkları putlara tapıyor ve uzun çöl seyahatlarında helvadan yaptıkları putlarıda acıkınca yiyecek kadar bir cahiliyyet ve vahşi bir yaşam hüküm sürüyordu. Malumdur ki sigara gibi küçük bir adeti, küçük bir kavimde büyük bir hakim, büyük bir himmetle ancak daimi kaldırabilir. Halbuki Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) büyük ve çok adetleri, hem inatçı, mutaassıp büyük kavimlerden az bir zamanda kaldırıp yerlerine öyle yüksek ahlak ve seciyeler yerleştirdi ki o vahşi ve cahil kavim bütün aleme üstad ve medeni milletlere rehber oldular. Haydi bu zamanda yüz filozofu alsınlar, buna benzer bir yere götürüp yüz sene çalışsınlar. Peygamberimizin (s.a.v) o zamana nisbeten bir senede yaptığının yüzden birisini acaba yapabilirler mi?
Bu apaçık hakikatlar ortadayken, onu dinlemek lâzım gelirken; ekser insanlara ne olmuş ki sağır olup, kör olmuşlar, belki divane olmuşlar ki; bu hakkı görmüyorlar, bu hakikatı işitmiyorlar, anlamıyorlar? Onun dünyamızı aydınlatan nurunu fark edemiyorlar. Cenab-ı Hak bizi ve bütün Müslümanları kendine layık kul, habibine layık ümmet eylesin. Amin. Herkesin Kutlu Doğum Haftası mübarek olsun. Selam ve dua ile.
NOT: 20 Nisan Pazartesi saat 20’de Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle Tavşançalı Merkez Camiinde program vardır.
|








