| Hayatımızdan kayıp gidenler |
| Yazarlar | |||
| Muhammed AKBAL tarafından yazıldı. | |||
| Cuma, 06 Mayıs 2011 20:23 | |||
|
Kışın Tavşançalı’nın çevresinde, içinde yayan olarak yürüdüğümde ya da yatağıma uzandığımda çocukluğum, ailem aklıma gelir. Düşünceler daldıkça dipsiz kuyularda benim yaşıtlarım, büyüklerim aklıma gelir. Kimileri hayatta, kimilerini de kara toprak bağrına basmış. Ne yaman çelişki değil mi? Bir yandan ölenler, diğer yandan yaşayanlar. Bizim insanlarımız ve halkımız. Düşündükçe gözlerimin zaman zaman buğulandığını fark ederim. Yatağımın içinde sola, sağa ve yahut sırt üstü yatsam da geçmişteki yolculuğumu hafızamda canlandırırım. Tavşançalı’yı ekonomik, sosyal koşullardan dolayı terk eden birçok büyüğümü, yaşıtımı ve benden yaşça küçük olanları hayalimde canlandırırım. Size bu yazımda (mahmadi üş ) Mehmet Kısa’dan söz etmek istiyorum. Benim büyüğüm olmakla birlikte, benim babamla da iyi arkadaştılar. Fırsat buldukça bir araya gelerek sohbet ederlerdi. Bazı sohbetleri ciddi konuları içerirdi. O zaman her ikisinin yüzlerinde bir ciddiyet hakim olurdu. Bazı sohbetlerinde kahkahalar yükselirdi. Birbirleriyle yoldaştılar, sırdaştılar. Ben onu babamın teyze oğlu olarak hiç görmedim. Ama saygıda kusurda etmedim. Benim büyüğüm olduğu halde bana hiçbir zaman kötü bir sözü bile olmadı. Sevgili Mehmet Kısa bir kamyoncuydu. Ekmek teknesi dersek daha doğru olur. Onu hatırladığım günden beri kamyonuyla uzun yada kısa yolculuğuna yağmur, çamur, sıcak, soğuk demeden çıktı. Tek bir amacı vardı evine birtopan ekmek olsun götürebilmekti. Ele güne el açmamak, muhtaç olmamak için yıllarca çabaladı durdu. Çocuklarını yetiştirdi ve can yoldaşı olan eşini rahat ettirmeye kendi gücüyle gayret etti. Akciğer kanserine yakalandığında, başta ailesi ve onu sevenleri, bizler çok üzülmüştük elimizden hiçbir şey gelmedi. Sadece ona moral vermekten başka… Çünkü ben, bizler doktor değiliz ki, önlüklerimizi giyip Mehmet Kısa’yı hep birlikte muayene edip yardım edelim. Kurtuluşu olmayan hastalıktan kurtulamayarak 2002 yılında aramızdan ayrıldı. Onu hiçbir zaman şahsım adına unutamadım. Tavşançalı’da ve civar yerleşim bölgelerinde yaşam devam ederken, Fatma Kısa 1 Şubat 2011 yılında Kalp krizinden hayata gözlerini yumdu. Çevremde tanıdığım birçok insanın ölümüne tanıklık ediyordum. Bu insanlar en çok sevdiğim kişilerdi. Muhammed AKBAL
|


Her şeye rağmen yaşam devam ediyor. Bu var olmanın, yaşama tutunmanın mücadelesi olmakla birlikte alanın her yerinde insanoğlu tarafından dişe diş, inatla veriliyor. Tavşançalı’da yıllardır mevsimler gelip geçtiği halde Tavşançalılar ve yurtdışında, ülkemizde gurbette olup ta yaşam mücadelesini, tüm zorlukları zorlayarak ayakta kalabilmek için veriyor.





Yorumlar