|
Ikindi namazindan evine gelen Ahmet amca,yuzunu oksayan sert ve soguk ruzgardan korunmak icin,sapkasini iyicene gerdi.Pardesusunun yakasini diklestirip biraz daha siper etti.Guz mevsimi gun gectikce
havalar dahada bir sertlesiyordu .Vakitli vakitsiz esen ruzgarlar tozu dumana katiyordu.Daha yeni ekmisti ortak verdigi tarlasini,harmanlar bitmisti.Ekininden bekledigini alamamisti.Bu defa ortak vermisti tarlasini, kendisinin tekbasina ekim gucu yoktu.Ortak ektigi tarlasina buyuk umutlar bagladi. At arabasi iki inegi ve sekiz,on koyunu icin tarlalardan topladigi saplari duvenle suruyordu,Havalar her an bozulur tum emegi bosa gidecekti.Onun icin elini cabuk tutmaliydi.Cocuklari vardi,ikinci oglu benden iki uc yas kucuktu ama iyi anlasiyorduk.At arabalari vardi her daima konustugumuz oyun oynadigimiz tek oyuncagimizdi.
Yayla,da evleri vardi.Arkadasim hep bahsederdi.Baharlari nasil mantar topladiklarini,mevsimin dahada isinmasiyla, nasil? uzerlikler arasinda ari yuvalarindan bal topladiklarini her seferinde anlatirken,gozlerinin ici parlar birbaska heyecanlanirdi.Ben ise imrenerek dinlerdim.Birgun muhakak gitmeliydim yayla,ya.Geceleri yayla hayalini kurar,macerami yaratmaya calisirdim. Arada birkac hafta gecmis saplar samanlar toparlanmis derlenmisti.Degirmenlerinde unlarini ogutmusler,Bulgurlarini kirmislar,gerekli kislik hazirliklari bitmisti.Yeni ortaklasa ekilen ekinlerin verdigi umutla tam siper kis`a hazirlanmisti,herkesler gibi.O sene arkadasim ilkokula yeni basliyacakti, cok heyecanli ayni zamanda korkuyordu.Hep yaa ben turkce bilmiyorum,ogretmenler beni dove dove oldurur diye tedirgin olurdu,bense iki uc yillik tecrubemle on saflari anlatiyor ogretiyordum.Bende kac sene sonra basladim diye sakinlestirirdim.Nihayet okul acildi,Ahmet amca oglunu kaydetti.Bana,da la cawres sana emanet,ha!nede olsan sen buyuksun diye beni simartti. Zaman su gibi akip gitti,dizler boyu kar yagmisti o kis.Havalar soguk kis acimasizdi.Bazen pencerden Ahmet amcanin evine ve hayvanlarina kovalarla nasil su cektigini seyrederdim.Cok guzel yurekli bir o kadar,da sevilmeyi hak eden bir amca.Ama belini buken yoksulluk onun bu hayatindaki tek kamburuydu.
Derken kat kanaat bahar geldi,Mart ayin ortalariydi,birgun evin onune bir traktor geldi sapkali ustu basi duzgun olan Amca sesleniyordu.Loo loo hamooo.!!diye Ahmet amcaya sesleniyordu.Ahmet amca zaten traktorun sesiyle hazir bekliyordu,cikarken hayirdir insallah!Selam verdi el sikistilar,Sapkali amcanin morali yoktu.Vala hic,te hayir degil diye cevapladi.Tarlayi talaz soymus sogana cevirmis,yaptigim masraflar ruzgarlan ucup gitti,diye yakinmaya basladi. Hele bin traktore gidip bakalim .Amca,ya sormadan ben ve arkadasim traktorun kasasina bindik,Kasabanin disindan arazi yoldan 20,25 dakikalik bir yolculuktan sonra tarlaya vardik.Hakikaten,de Ruzgar ve kum firtinasi ne var ne yok goturmustu,tarla ciplak tohumlarin,soyle bes ile on santim kadar cikmis yesil ekin,den hicbirsey kalmamisti.Disarda kalan kok tohumlarinada yabani kazlar bir koyun surusu gibi otlaniyordu. Ahmet amca manzarayi gorunce uzun uzun daldi.Tarlanin bir ucundan obur ucuna kadar gitti,geldi.Uc bes defa. Obur amca ha bre birseyler konusuyordu ama Ahmet amca hicbirsey duymuyordu.Derin bir soluktan sonra soyle dedi,Sansim olsaydi Babamdan oksuz kalmazdim.Evim yansaydi bu kadar uzulmezdim.Ama bundan,da bir Hayir vardir insallah dedi.
Ahmet amcanin kurus takati yoktu,Care ne olabilirdi diye dusunmeye cozmeye calisiyordu.Suskun,du uzuntuluydu.... EEEE Ahmet kardes tarlanin durumu bu,diye soylendi Sapkali amca.Hele bir uc bes gun dusunelim,bakalim nasil bir care bulacagiz.Hayirlisi olsun demekle yetinen Ahmet amca artik icine akittigi gozyaslarina hakim olamamis iki yanagina akiyordu. Diz coktu cebinden cikardigi tabaksindan kalinca bir sigara sardi ve derin derin nefesler cekip,sanki kaybolan umutlarinin yolunu ariyordu gozlerini diktigi ufuklarda...
Traktor kasasina binip tekrar eve geldik.Traktorlu amca hatir alip gitti,Ahmet amcanin hanimi hayirdir ne oldu? Valla ne olsun,Talaz silmis supurmus tarlayi dedi.Ahmet amcanin umutlari yikilmis hazin hazin soluyordu.Ama isyan etmiyordu hep kaderim,de buda varmis diye soyleniyordu.O anda okunan ikindi ezanina abdest alip namaza durdu ve uzun uzun Allah'a yalvardi dualar okudu.Ardindan bunada sukur yarab deyip kalkti. Aradan gecen uc bes gun sonra Tarlaya bahar arpanin ekecegini soyler ortagi.Ama bu sefer yari yariya degilde Ahmet amcaya ucte bir hisse verilecekti.Bunada razi gelmisti.Ve Bahar arpasi ekildi.Tabiki etraftaki tarla komsularida ayni seyi yaptilar.Yeni ekilen Bahar arpalarina bu seferde Yaban kazlari topluyormus,Ahmet amcaya cuzi bir para karsiligi Bekcilik teklif ederler.Fakirim teredut etmeden kabul eder,cunku o paraya ihtiyaci vardi.
Tarlada kurdugu derme catma bir cadir,da Ahmet amca gunduzleri bekcilik yapar,Yatsi ya dogru Atiyla evine gelir,Sabah Kusluk vaktiyle tekrardan yola koyulurdu.Taakii ekin tekrardan yeserip biraz boy atincaya kadar.Artik mayis ayinin ortalariydi ekin yesermisti fakat Ahmet amcanin talihi yine gulmez.Talazin silip supurdugu Bugday tarlasina ekilen Arpa bu defada karisik( Bugday arpa)yeserir.Fakirim dusunur durur ben bu borclari ne ile oduyecegim.?(Bir AT'ini borc almisti).Gelecek mahsulun kendisine bir fayda saglamiyacaginin bilincindeydi.O zamanlar catili kiremitli evlerin pek nadir oldugu zaman,di.Belkide yok denecek kadardi.Ahmet amca At arabasiyla zincirli kuyudan corak yukler getirir Camii,nin onune durur ihtiyac sahiplerine corak ceker satardi.Fakir,di ama durust bir fakir,di.
Ve nihayet ekini bicildi,Hissesine iki romork verilmisti.Gelen mahsul ne ekmeklik icin un olurdu,Nede borclulari kabul ederdi... Eline aldigi kocaman mendiline gelen mahsulden doldurdu,Ailesine Kulu'ya zahirecilere sormaya gidecegini soyledi ve gitti.Donusunde pek sevincli degildi,kimse guzel bir fiyat vermemisti.Ama esnaflardan biri yemlik olarak alacakmis .(1962)Mecbur oldugu icin bunada sukur diyerek At arabasinin kanatlarini takti ve DONN u gerdi (Elle orulmus cadir).Basladilar yuklemeye.O zamanlar tenekelerin bile olmadigi bir zamanki su helkeleriyle cekiyorlardi yuklemek icin.(su tasima kovasi).yukleme bittikten sonra Ya Allah deyip yola cikti.
Donusunde biraz burukta olsa evine eli bos gelmedigi icin sevincliydi.Bazi eksikleri almanin gururuyla kalan parayi onemli borclarina vermisti,Arkadasima yeni pantolon, gomlek ve naylon ayakabi almisti.Arkadasimla gezinirken tozlanmasin diye golgeye oturmuyordu tozdan topraktan sakiniyordu.Bunlari okul icin sakliyacak kirletmiyecekti.Kirlarda gezinirken kuzulari otlatirken,tilki tepesine yakin cesmeye ve golete gittik arkadasim gole girmiyordu elbiselerimi cikarirsam alirlar diye.Mutlulugunu bugun gibi hatirlarim.
Zaman su gibi akip gecmisti.Ekim ayi gelmisti herkesler hazirlik yapiyor fakat Hamo amcayla kimse ortaklik yapmiyordu.Tarlasi ise yaramaz diye.Ama etraftakiler tekrardan ekiyorlardi.O sene tarlasi bos kalmisti.geriye kalan uc bes borclari icin topladigi saplardan elde edecegi samani satip kurtulacakti.Ve bende duven surmeye merakliyim her daim ordaydim.Harman yerine hanimi pisirdigi pilavlan gelir,yaninda ucbes kurusogan ve ayran getirmisti mutluydular.Yedikleri her lokmada sukur ve hamd ediyorlardi.Derken o sene yagmurlar bollasir ve bereketli bir sene olur.(1963)Ekinler verimli ve zahireler bol olur.Hamo amcanin ekimi olmasada oda mutluydu.Saplarin bollugunda bol saman yapip satacakti.Sukur ve hamd sahibi bir insan,di...Omrumce unutamiyacim bir sozu vardi,hep bana la cavras imtihan dunyasi derdi.
Boyle yokluk ve sukurler icinde hayat devam etti Omrunun bittigi gune kadar.Sabri ve sukruyle etrafta sevilen her gittigi yerde saygi goren bir insandi.Cunku o zamanlar insan'a deger ve kiymet verilirdi,Zengin ve varlikli insanlar on saflarda olsada bir anlam tasimazdi.Oysa simdi Dunyanin dort bir yanina dagilan insanlarimiz,Oyle bir bolluk icindeler ama nedense her muhabbet ve sohbetlerinde,sahip olduklari mallarini ve lukslerini birbirlerine ovunmeleriyle bir yaris icindeler.(Istisna insanlarimizi tenzih ediyorum). Havalarindan gecilmez oluyorlar,Gosteris icin en ala ve pahali musrifliklerinden adeta bir yaris. ilk benim olsun bende gorsunler diye.Ama her neye sahip olurlarsa olsunlar,Hamo amca kadar hic kimse mutlu ve gururlu olamaz.Nerdeyse onumuze konulan nimetleri begenmez hale geldik.Hamo amca,Bir Avocado,bir muz yada bir cilek,Veyahut bir mobiltelefonu,otomobili olmadi ama,Yokluk icinde mutlulugu,sukur ve hamd ile yasamasini bilen bir insandi.
Ya bizler? Bolluk icinde Yaratanin tum nimetlerine sukur edebiliyormuyuz?Hamd edebiliyormuyuz?Ve bu nimetlerin hepsini hayirami,serremi?Dusunebiliyormuyuz?Kalplerimizi birkez daha dinleyelim....
Not.Hikayemin kahramani Hamo amcanin oglunu aradigimda boyle bir yazi yazacagimi ima edip,kendisinden musaade olup olmadigini sordugumda!Abi o seref sana ait demesiyle burdan kendisine sevgiyle huzurunuzda tesekkur ediyorum.
Baska bir hikayede gorusunceye kadar sevgiyle dua ile kalin... GARIBAN
|