| Bu Evlatlar Bizim mi!!! |
| Yazarlar | |||
| Mehmet Akif tarafından yazıldı. | |||
| Cuma, 30 Eylül 2011 12:46 | |||
|
Esim, yardim edebilicegimiz düsüncesiyle aglayan bayana , `` niye agliyorsunuz, size yardim edebilir miyiz?`` diye yaklasti. Artik gözyaslari tükenmis olan Anadolulu bacimiz esimin gözlerine bakip, olanlari oldugu gibi esime anlatmaya basliyor;
``Kocam Avrupa`da bir camii´de imam, oglumuz hem okula gidiyor, hem de bos zamanlarinda arkadaslariyla vakitlerini degerlendiriyordu. Birara oglumuzu artik taniyamaz olduk, hareket ve davranislarinda. Bize ikide bir kiziyor, bizi begenmiyor ve en son kocamin karsisina gecip ``ben Allah´a inanmiyorum`` var mi diyecegin deyince esim ve ben, insanlara Allah´i ve dini anlatmak icin Avrupa´ya gelen kisiler olarak, neye ugradigimizi sasirdik. Kocam oglumu öldürecegim diyor, ben de belki düzelir düsüncesiyle bir Türkiye´´ye izine gidelip, diye onlari ikna ettim ve suan´da Türkiye´ye gidiyoruz. Nedir bu basimiza gelenler kizim?`` diye hüngür hüngür aglamaya basladi.
Bir kaynaktan okudugum bir yazi kanimi dondurmustu. Hz. Nuh, Yüce Allah´tan zürriyetinin kurtulusu icin dua eder. Malumunuz Hz. Nuh´un hanimi ve oglu Kenan, Hz Nuh´a inanmazlar ve küfür ehlinden olurlar. Hz. Nuh yine ellerini kaldirip`` Ya Rab, senden zürriyetimin kurtulusu icin niyazda bulunmustum, ama oglum sapkinlardan oldu der. Buna karsin Yüce Rabbimiz,``Ya Nuh onlar bana inanmadiklari icin, senin zürriyetinden degildi, der.
Evet, millet olarak cocuklarimiza cok bagliyizdir. Onlar icin yapamayacagimiz fedakarlik yoktur. Belki de sirasi geldigi zaman yemeyiz, icmeyiz; sirf onlar rahat bir hayat sürsünler, temiz giyinsinler diye. Birikimlerimizi ileride satip rahat etmek icin degil, sirf onlara birseyler birakmak icin yapariz.
Peki size sorsam, annelik, babalik sadece bu mudur?
Sadece cocuklarin ihtiyaclarini karsilayip, karinlarini doyurmak midir? Cocuklarimizin, karinlarini doyurup büyütmenin disinda, terbiye ve ahlakiyla ilgili birsey yapmiyorsak, cocuklarimiza kim ahlak veriyor peki? Eger cocuklarimiza güzel ahlak vermezsek de, kötülük adina telkin de bulunmadigimiz icin cocugumuz zaten kötü islerin icine girmez diyorsaniz yaniliyorsunuz, cünkü her cocuk bos bir bardak gibidir, eger siz degerlendirip icine istediginizi koymazsaniz, baskalari sizin adiniza, istemediginiz bir karakteri onun icine koyacaktir.
O zaman sorarim size, bizim büyütügümüz ama herseyiyle bize ters, bizi begenmeyen hatta bizi hor gören ama baskalarinin yetistirdigi cocuk kimin cocugu Allah askina?
Evet, yaptiklarimiza ragmen cocuklarimiza ileride zarar verecek, öyle bir ihmal yapiyoruz ki, diri diri topraga gömmekten beter ediyoruz.
Eskiden Anadoluda müslüman olmayanlar da Ramazan ayinda bazen oruc tutuyormus. Neden biliyor musunuz? Anadolunun hakim kültürü islam oldugu icin, Ramazan ayinda oruc tutar, aciktan yemek yemekten utanirlarmis. O toplumun hakim kültürü ne ise genclerin, insanlarin ona meyil ettigini görürsünüz. Peki bati kültürünün hakim oldugu avrupa´da, cocuklarimizin kaybolmamasi icin, paraya harcadigimiz hirsi ve emegi cocuklarimiza harcamiyorsak, cocuklarimiz yarin yoldan ciktigi zaman, suc kaderin mi yoksa, cocuklarin emanet edildigi biz ebeveynlerin mi, söyler misiniz?
Gecenlerde Cuma vaaz´inda camii´nin imami, bir cocuga yapacaginiz bir nasihat, ona vereceginiz ve okutacaginiz iyi bir kitap, cocugun bundan sonra hayati icin iyi ve saglam bir temel olusturur. Düsündüm de gercekten cok dogru bir söz. Bir insan bazen duydugu iyi ve güzel bir sözün, bir nasihatin tesirinde ömür boyu kaldigi gibi, genc iken kötü aliskanliklarin oldugu bir yere gidip alismasi da, onun hayatini artik o yolda devem atmasi adina bir temel oluyor.
Evet, lütfen herkesin bu soruyu kendisine sormsasini istiyorum, evde baktigimiz, büyütügümüz cocuklarimiz bizim mi?
|


Bundan 5-6 sene önce Türkiye´ye gelmek icin havaalanina gitmistik. Havaalaninda benimle esimin dikkatini bir Anadolu cifti cekti. Adam yerinde duramayan, rengi benzi kipkirmizi kesilmis, adete patlamak üzere olan bir kisi görüntüsü veriyordu.





