|
Asagida okuyacaginiz olay tamamen gercek olup, yalniz isimler degistirilmistir. Sosyal yasantida basimiza gelen olaylara bakinca, sebep- sonuc iliskisinin, ayrilmaz bir olgu oldugunu görürsünüz.
Mesela yüce Rabimiz insanlarin yapisini bildigi icin günah islemeyin demiyor, bilakis yaklasmayin diyor. Cünkü insana nefs gibi bir düsman veren Rab´imiz, insanoglu günaha yaklasirsa, günaha meyil edecegini ve kaybedecegini biliyor ve bunun icin yaklasmayin diyor.
Simdi, rüzgar eken, firtina bicer misali, Yüce Rab´imizin ihtarini dinlemeyip, günahlarin üzerine üzerine giden, bataga düsünce cirpinmanin artik fayda etmedigi ibretlik olayi, iki bölümden olusacak yazidan okuyup, en basta ailemiz ve toplum adina ders alacagimiz ümidiyle yazima basliyorum…
Ahmet ile isyerinde ilk tanistigim zaman sakin, agirbasli, tam tipik Anadolu insani imajini yansitiyordu. Zaman gectikce birbirimizi daha iyi tanima firsati bulduk. Ahmet evli ve üc cocuk babasiydi. Esini cok seven, sözde demokrat bir insandi. Dogrusunu söylemek gerekirse, Muhafazakar(dindar) bir insan olarak Ahmet´in yasantisi bana cok garip geliyordu.
Ahmet´in yasantisini gören bir Alman, herhalde bu bizden daha iyi bir Alman, denilecek kadar berbat ve sorumsuz bir hayat sürdürüyordu Ahmet. O kadar sorumsuz bir hayati vardi ki, bir müslüman nasil böyle olur, nasil böyle bir hayat yasayabilir diye icimden cok gecirmisimdir. Arkadaslariyla yilbasinda sözde dansözlü eglenceleri düzenlemeler, bu eglencelerde arkadasim esimle dans etti, ben de arkadasimin esiyle dans ettim, diye gelip hava atmasi, yasantisinin bize ne kadar ters oldugunu gösteriyordu.
Uzun bir aradan sonra Ahmet´i biraz bakimsiz ve kilo vermis olarak görünce dogrusu sasirdim.´´Merhaba Ahmet! Nasilsin, ne bu halin?´´ diye sorunca, biraz mahcup ve utancindan renginin nasil beyazladigini unutamam. Ahmet´in basina gelenler, maalesef düsmanimin basina Allah vermesin diyecek kadar ibretlikti;
Ahmet´in yasadigi yasantisinin ar damari yoktu, onun icin kendisi gibi, hanimi da basina buyruk bir hayat yasiyordu. O kadar rezil bir hayat ki, kocasinin yaninda internet´te baska erkeklerle sözde dostane Chat´lesme, bu rezil hayatin sadece bir bölümünü gösteriyordu. Ahmet´in demesine göre bu konusmalar gece yarilarina kadar sürüyordu.
Kuzularin boy atigi yerler hic kurtsuz olur mu? Tabi ki hayir.
Birgün hanim Ablamizin karsisina, ne diyecegini daha önceden ezberlemis, isi yalniz karsimdaki kizi nasil kandirabilirim diyen Antalyali kurt, hanim ablamizin 17 senedir evli oldugu kocasindan duymadigi güzel sözleri bir ay icinde okuyup okuyup, en sonunda ablamizin aklina giriyor ve sonunda kiza kacma teklifi ediyor. Gözü kararmis, evli, üc cocuk annesi ablamiz da maalesef bu teklifi kabul ediyor.
Ablamiz, Türkiye deki annemi, babami cok özledim deyip, kocasini kendisini izine göndermeye ikna ediyor.
Türkiye´ye cocuklariyla yalniz giden bacimiz, cocuklarini kayinvalidesine birakip, ondan sonra sonu, hem kendisine, hem ailesine, hem cocuklarina felaketle, hazinle bitecek olan maceraya kendini ativeriyor.
Not: Uzun yazilari sevmedigim icin devami gelecek yazida……..
|
Yorumlar