Anasayfa Yazarlar Tanıdık Yüzler Celal Yılmaz
Tanıdık Yüzler Celal Yılmaz
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 17
ZayıfEn iyi 
Yazarlar
ZEYNEL KOZANOĞLU tarafından yazıldı.   
Salı, 15 Kasım 2011 17:31

Celal Yılmaz günümüzde tam doksan bir yaşında. Maşallah dediniz mi? Düşünün bir kere... Celal Dede doğduğunda Cumhuriyetimiz henüz yoktu. Ankara başkentimiz değildi. Padişahımız Efendimiz henüz İstanbul’u işgal eden İngiliz’e sığınmamıştı.

Ve ben “Gariban Köy Muallimi Zeynel Kozanoğlu” öğretmen diye atandığım köyün önünde otobüsten indiğimde ilk karşılaştığım, ilk tanıştığım öğrenci velim.. Yolun hemen kıyısında köyün beri ucunda bakkal dükkanı vardı.

Otobüsün üzerinden ev eşyamı indirirlerken yardım etti. Şaşırdınız mı? Köye bekar gidiyordum. Konya’ya atandığım bildirildiği için dün Ankara’dan Konya’ya gitmiştim. Yatağım, yorganım ve kap kacağım otobüsün üzerinde benimle idi.

Ankara Konya arası 265 kilometre... Konya’da öğrendim ki, Ömerhanlı’mız Konya Ankara yolu üzerindeymiş. Ertesi gün yine eşyamla birlikte otobüse bindim. Ankara yönünde aynı yolu 140 kilometre kadar gittikten sonra yol üstünde köyümü buldum.

İşte Celal Yılmaz’la yüz yüzeyiz. Otobüs beni bırakıp gittikten sonra hoş beşin ardından elimde sıkı sıkıya tuttuğum kutunun içinde ne olduğunu sordu. Gazyağı idi. Köyde evimde bana ışık olacak, diye lambamda kullanmak için gazyağı getirmiştim.

Bana yolun karşı yakasını gösterdi. Dev gibi bir Petrol İstasyonu vardı.

“Zahmet etmişsin Hoca,” dedi. “Şu istasyonda en az on ton gazyağı var şu anda..”

Gülüştük. Evet, evet ağlanacak halime Celal Yılmaz da güldü, ben de güldüm.

O gün 1955 yılının 28 Ekim günüydü. Kaç yıl geçtiğini hesap edebildiniz mi?

Köyde kaldığım süre boyunca Celal Yılmaz’la “öğretmen ve öğrenci velisi” yakınlığı içinde görüşmemiz devam etti. Zengin değildi. Köyün ileri gelen aileleriyle de pek içli dışlı hali yoktu. Kendi halinde bir Celal Yılmaz’dı işte.

Ancak şurası gerçekti. Çok akıllı çocukların babasıydı. Onlar da bu akıllılığı babalarından almış olmalıydılar. Çocuklarından Mehmet Yılmaz benim önümde okudu. Galiba ikinci sınıftaydı. Bir çift kara boncuk gözleri ve sürekli gülen yüzü bugün de gözlerimin önünde.. Çok sonraki yıllarda anlattı.

Köye gelişimi izleyen yılda evlendiğim eşim Hayruş’la benim “pek şehirli” halimize içten içe imrenirmiş. “Büyüdüğüm zaman ben de böyle şehirli bir kızla evleneceğim,” dermiş. Mehmet Yılmaz’ın bu hayali, hayalde mi kaldı? Hayır...

Oysa, biz Ankara’dan geliyorduk ama, biz de Anadolu’muzun bir başka köyünden idik.

Mehmet Yılmaz okudu, avukat çıktı. Ve Konya’dan Saliha ile evlendi.

Şimdilerde pırlanta gibi Elif ile Esin’in ve aslan gibi Erdem’in “anne” si. Hayruş’un da canı kadar sevdiği Saliha’sı...

Mehmet Yılmaz’la Hukuk Fakültesi’nde bir ara ikinci sınıfta “sınıf arkadaşı” durumunu yaşadık. Arkadaşlarına “Bakın benim Hocam,” diyerek beni tanıtıyordu. “Aynı sınıftayız,” diyordu. Mehmet Yılmaz Ankara hukuk’u bitirdi. Ben bitiremedim.

“Celal Yılmaz’ın ne gibi hüneri vardı, da onu yazdın?” diye soracak olanlara derim ki...

O günün Ömerhanlısında Petrol İstasyonu sahibi olanlardan tutun da toprak ağası olanlara kadar pek çok zengin adam vardı. Kamyon sahipleri vardı. Biçer Döver sahipleri, traktör sahipleri vardı. Binlerce dönüm tarla sahibi olanlar vardı.

Ancak o yıllarda sadece Celal Yılmaz’ın büyük oğlu Ahmet yüksek öğrenim görüp muhasebeci ve sonra da Mali Müşavir oldu. Öğrencim Mehmet Yılmaz avukat çıktı. Günümüzde İzmir Barosuna kayıtlı ve kendisinde “umumi vekaletname” m var.

Bu vekaletnamenin ne anlama geldiğini bilenler biliyor. Ve babası oğluna vermez böyle bir vekaletnameyi. Ama, avukatınız Mehmet Yılmaz ise gözünüzü kapatın ve verin.. Yazdığım “Kitap Yazdım Borçlu Çıktım” başlıklı kitabım dolayısıyla dava açan kişiye karşı beni savunan avukat işte bu delikanlı idi.

“Hocam, sen merak etme, ben bu kişiye avucunu yalatırım,” dedi ve dediğini de yaptı.

Aslanım, Mehmedim benim..

Celal Yılmaz’ın Muhammet adlı oğlu Elektronik Mühendisi.. Metin adlı oğlu da Tıp Doktoru.. Bir kızı var, adı Hamide... O İsveç’te evli.. O da Stockholm’de diş teknisyenliği okudu. Bir kızı var, Almanya'da Cemile.. Bir kızı daha var ki, Ayten o Türkiye'de,
Ömerhanlı'da. baba ocağında yani.

Ve şimdi sıkı durun, bu bu Ayten kızı beş kız ve bir erkek çocuk sahibi hepsi de liseyi bitirdi. Üç kızı lisenin üzerinde Üniversite bitirdi. Bir kızı Yargıtay'da tetkik hakimi..

Benim Ayten'im köyde oturuyor, köyün karına kışına, yokluğuna göğüs germenin yanı sıra Yargıtay'a Hakim yetiştiriyor.

Alkışlasak, bu alkışın ne kadarı Celal Yılmaz'a ulaşır, dersiniz..

Ömerhanlı’da bugün pek çok yüksek öğrenimli kişi var. Her meslekten okumuşlar var. Ama, onların en önde gelenleri Celal Yılmaz’ın çocukları oldu. Celal Yılmaz bu nedenle yazılırdı ve de yazdım. Ve onun hakkında asıl yazacaklarımın da yarısını bile dile getiremedim.

Celal Yılmaz İzmir’e Mehmet oğlunu ziyarete gelmiş. Güllü ana onu bırakıp gideli köyde canı sıkılıyor olmalı. Ömerhanlı’ya gidebildiğim yaz günlerinde kendisini hep görürüm. Ellerinden öpüyorum. Sağlıklı günler diliyorum.

Kaynak: haberhurriyeti.com

Paylaş
etiketten Facebook Google Live Myspace Twitter
 

Yorumlar 

 
0 #7 Ayse 19-11-2011 11:07
Cok güzel yazmissiniz hocam..Ellerinize saglik..Yalniz Güllü (gule Awe) Ana nin cocuklarinin okumasindaki vermis oldugu cabayi emegi kaleme almamissiniz..Saygilar
Alıntı
 
 
0 #6 koylunuz 18-11-2011 12:47
ji omaroya katiliyorum sizi tanimasamda yazdiklarin cok guzel ve anlamli kiricida degil
Alıntı
 
 
0 #5 hamo bulut 17-11-2011 15:03
Herkesin,her cocugun,torunun ,insanin gurur duymasi lazim.Ben bir tavsancalili(öm eranli)olarak cok duygulandim,gur ur duydum.Buradan celal amcaya büyük gecmisler olsun.dosthane slml
Alıntı
 
 
0 #4 Torunu Almanyadan 16-11-2011 23:17
Hocam bizi cok duygulandirdin.Ellerinize,beyi ninize ve sicak yüreginize saglik.
Alıntı
 
 
0 #3 yalanci bahar 16-11-2011 21:28
öncelikle saygideger hocamizin ellerinden öpüyorum.celal dedemi ne güzel anlatmissiniz duygulanarak gururla okudum.ben aytenin kiziyim sizi tanimiyorum ama annemden ve yakinlarimdan sizi soracam ve kisa zamanda kitabinizi elime gecirecem.dedem aydin bir insandi.cocuklarindan bi okuma yazmasi olmayan annem ayten vardi.o da icinden kalan heveslerini cocuklarinda gidermeye calisti ve basardida.yazilarinizi zevkle okuyor ve devamini bekliyoruz.saygilarimla
Alıntı
 
 
0 #2 Ji omaro 16-11-2011 04:22
Hocam bizde senin ellerinden öpüyoruz.köyümüzü ve insanlarımızı,a nılarınızı ne guzel anlatıyorsunuz.omeranliyi sevdiğiniz kadar ömeranli halkida sizi cok seviyor ve sayıyor.iyiki varsınız, iyiki bu kasabanın öğretmeni oldunuz,yeni nesil sizin eser olarak bıraktığınız anılarınızdan ve bilgilerinizden cok şey öğrenecek ve ders çıkaracak.saygılar hocam.
Alıntı
 
 
0 #1 Memleketten 15-11-2011 20:57
Sunu söylemek gerekirse Zeynel hocamizin ve zeynel hocamiz gibi yürekli bütün Ögretmenlerimiz in elinden öper tesekkürlerimi sunarim.
Anlattiginiz kisileri pek tanimasam bile büyük bir zevkle ve merakla yazilarinizi takip ediyor, devaminin gelmesini umut ediyorum.
Alıntı
 

Yorum ekle

Lütfen konu ile ilgili yorumlar yapınız.
Yazdığınız yorumları başkalarınında okuyacağını unutmayın.
Küfür ve hakaret içeren yorumlar sitemizde yayınlanmayacaktır
Güvenlik kodunu görmezseniz sayfanızı F5 tuşuna basarak yenileyin.
Güvenlik kodunu girmediğiniz takdirde mesajinızın gönderilmeyeceğini unutmayin.


Güvenlik kodu
Yenile