| Mutlu musunuz? |
| Yazarlar | |||
| Muhammed AKBAL tarafından yazıldı. | |||
| Pazartesi, 02 Ocak 2012 18:56 | |||
|
Büyük üstad Said Nursi nin dediği gibi çağımızın hastalığı cehalet, yoksuluk ve haset. Bu üç yıkıcı unsur; insanlar arasında mesafe, yalnızlaşma ve aileler arasında kopma. Yaşamımızı negativ rota ile insanları yanlış limanlara sürüklemişdir. Sevgi, saygı, paylaşım ve bölüşümle geçmişteki o aradığımız huzuru yakalayalım.
Günümüzde insanlar üzerinde bir anket yapılırsa, sorulacak sual: mutlu musunuz! sorusuna verilecek cevap hayır olacak. Çünkü geçmiş, gelenek ve görenek, atalarımızın yaşam tarzında koptuk, Kendi kendimizi yalnızlığa itdik paylaşmadık, bölüşmedik ve egolarımızın esaretinde kaldık. Bu sonuçlarla bütünleşerek yaşam rotası ile yolumuza devam ettik.
Merhamet duygularımız bize küstü, İnancımız bizden hesaplaştı, Akrabalarımız birbirinde uzaklaştı o samimiyet buharlaştı, Sahip olduğumuz nimetler bizleri boğdu, Ölülerimiz beddua etti, Karı koca arasında güvensizlik hasıl oldu, Bedenimiz gölgesinde korktu, Vucudumuzdaki organlar bizimle savaştı, Evimizin penceresi kapandı, kapılar açılmadı, Meyve ağaçlarımız çürüdü, Torunlarımız; baba ocağının adresini komşuda sordu, Yaşlılara uğramadık içeride öldüler vs vs saymakla bitmez.
Eski yaşamda insanlar birbirlerine bağlı kaldılar, huzuru yakaladılar, günümüzde ise hep başkalarında kusur aradılar... Çünkü yaşamayı hep batının gözü ile dizayn ettik, dünyanın en adil ve en iyi yaşamın kriterleri bizde, başkalarının yaşam tarzını kendimizi motive ettik ve bu gidişatla sele kapılıp sürüklendik. Beyin motun hep madiyatı yükledik sonuçta olumsuzluklar bizim oldu. Neticede farklı kültürlerle kültür çatışması bizim karnemiz oldu. Büyüklere saygı, küçüklere sevgi, haya, merhamet, ibadet, bölüşüm, paylaşım Allah, kurran ve Peygamberler buna benzer hazineler bizde var iken gözümüz kör, kulağımız sağır, huzuru yalan dolan alt yapı dokusu olmayan sözde uygarlık ve meddeniyetlerdeki arayışımız sonumuz oldu.
Monoton yaşamla entegre olunca beraberindeki külfet yaşamda eksen kayması bizler için model oluştu. Büyük üstadın dediği gibi; Gidiyorum gündüz gece. Bilmiyorum ne haldeyim. Gidiyoruz gündüz gece bende bilmiyorum, sende bilmiyorsun nereye gidiyoruz! geçmişteki ilkel yaşamı günümüzdeki modern yaşamla mukayese ettiğimizde huzur çoktan huzursuzluğun gölgesinde kaldı.
Muhammed AKBAL
|








